BİR LİDERİN KARARLILIĞI, BİR MİLLETİN CESARETİ: TARİHİN YENİDEN YAZILDIĞI GECE
Yazar: Cengiz Velioğlu
Bazı geceler vardır, yalnızca takvim yapraklarında kalmaz. Milletlerin hafızasına kazınır, tarihin akışını değiştirir ve gelecek nesillere anlatılacak büyük dersler bırakır. 15 Temmuz 2016 gecesi, Türkiye için işte böyle bir geceydi.
O gece Türkiye, yalnızca bir darbe girişimiyle karşı karşıya kalmadı. Aynı zamanda millî iradeye, demokrasiye ve milletin geleceğine yönelik büyük bir saldırıyla mücadele etti.
Tankların sokaklara çıktığı, savaş uçaklarının milletin üzerine bomba yağdırdığı, silahların masum insanlara doğrultulduğu o karanlık gecede Milyonlar, tarihe geçecek bir duruş sergiledi.
Kimi evinden çıktı, kimi meydanlara koştu, kimi tankların önünde durdu. Ellerinde silahları yoktu ama yüreklerinde vatan sevgisi, dillerinde dualar, zihinlerinde ise tek bir düşünce vardı: Bu ülke teslim alınamaz!
O gece milletin cesareti, korkunun önüne geçti.
Bir liderin çağrısı, bir milletin iradesiyle buluştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın darbe girişimine karşı yaptığı çağrı, o gecenin önemli dönüm noktalarından biri oldu. Milletin meydanlara davet edilmesiyle birlikte Türkiye’nin dört bir yanında insanlar demokrasiye sahip çıkmak için sokaklara döküldü.
Ancak 15 Temmuz’u yalnızca bir liderin çağrısıyla açıklamak eksik olur. Çünkü o gece asıl gücü ortaya koyan, canı pahasına ülkesine sahip çıkan Milyonlardı.
Şehitlerimiz, bu vatanın bağımsızlığı uğruna en kıymetli varlıklarını, canlarını feda etti. Gazilerimiz ise o gecenin izlerini ömür boyu taşıyacak bir mücadele verdi.
Onların fedakârlığı, Türkiye’nin demokrasi tarihine silinmeyecek şekilde yazıldı.
15 Temmuz, unutulacak bir tarih değil, hatırlanması gereken bir sorumluluktur.
Aradan yıllar geçse de o gecenin yaşattığı acılar, verilen mücadele ve ortaya konulan birlik ruhu hafızalardaki yerini koruyor.
Bugün bizlere düşen görev, 15 Temmuz’u yalnızca yıldönümlerinde hatırlamak değil; demokrasiye, millî iradeye, birlik ve beraberliğimize her şartta sahip çıkmaktır.
Farklı düşüncelerimiz, siyasi görüşlerimiz ve yaşam biçimlerimiz olabilir. Ancak söz konusu vatan, bayrak ve millet olduğunda ortak değerlerimizin etrafında birleşebilmek, bu ülkenin en büyük gücüdür.
Çünkü Türkiye’nin gücü yalnızca sınırlarından, ordusundan veya imkânlarından ibaret değildir. Bu ülkenin asıl gücü, zor zamanlarda kenetlenebilen milletidir.
15 Temmuz gecesi bunu bütün dünyaya gösterdik.
O gece bir kez daha anlaşıldı ki milletin iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur.
Unutmadık, unutturmayacağız!
15 Temmuz’da hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve saygıyla anıyorum. Gazilerimize sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Cengiz Velioğlu

